Bir sosyal medya hesabı açıp, önüne gelenin “gazeteciyim” diye ortalıkta dolaşmasını eleştiriyorsunuz ya…
Haklı olduğunuz yerler var. Ama eksik bıraktığınız çok şey de var.
Önce şunu netleştirelim:
Bugün insanların kendi mecrasını kurmasının sebebi heves değil, güvensizliktir.
Okuyucu size ulaşamadığı için değil, size inanmadığı için kendi “haberini” üretmeye başladı.
“Emlakçılar da gazeteci oldu, kazanç sağlıyorlar” diyorsunuz.
Peki bu alanı bu kadar başıboş bırakan kim?
Yıllardır yerelde gazetecilik; ilanla, reklamla, belediye ilişkileriyle ayakta kalmadı mı?
Bugün eleştirdiğiniz o düzenin temeli zaten dün atılmadı mı?
“Biz gerçek gazeteciyiz, yasalar izin vermiyor” diyorsunuz.
İyi de vatandaşın gördüğü şey şu:
Birileri bir şekilde işini çözüyor, birileri de sadece şikâyet ediyor.
Sorun sadece “sahte gazeteciler” değil.
Sorun, gerçek gazeteciliğin toplumdaki karşılığını kaybetmiş olması.
Kepez Belediyesi örneğini vermişsiniz…
Otobüse kim önde bindi, kim arkada yürüdü…
Asıl soru şu değil mi:
O gezide anlatılanlar ne kadar sorgulandı?
Ne kadar eleştirildi?
Gazetecilik mesafedir.
Gazetecilik, yanında yürümek değil; gerektiğinde karşısında durmaktır.
Bugün insanlar emlakçıdan, anketçiden “haber” dinliyorsa,
bu biraz da gazeteciliğin kendi alanını koruyamamasındandır.
Kızmak kolay.
Ama asıl zor olan şu soruyu sormak:
Okuyucu neden artık sizi değil, onları dinliyor?
İşte cevap verilmesi gereken yer tam da burası.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Tahsin EVİK
Bu kadar kolay mı gerçekten?
Bu kadar kolay mı gerçekten?
Bir sosyal medya hesabı açıp, önüne gelenin “gazeteciyim” diye ortalıkta dolaşmasını eleştiriyorsunuz ya…
Haklı olduğunuz yerler var. Ama eksik bıraktığınız çok şey de var.
Önce şunu netleştirelim:
Bugün insanların kendi mecrasını kurmasının sebebi heves değil, güvensizliktir.
Okuyucu size ulaşamadığı için değil, size inanmadığı için kendi “haberini” üretmeye başladı.
“Emlakçılar da gazeteci oldu, kazanç sağlıyorlar” diyorsunuz.
Peki bu alanı bu kadar başıboş bırakan kim?
Yıllardır yerelde gazetecilik; ilanla, reklamla, belediye ilişkileriyle ayakta kalmadı mı?
Bugün eleştirdiğiniz o düzenin temeli zaten dün atılmadı mı?
“Biz gerçek gazeteciyiz, yasalar izin vermiyor” diyorsunuz.
İyi de vatandaşın gördüğü şey şu:
Birileri bir şekilde işini çözüyor, birileri de sadece şikâyet ediyor.
Sorun sadece “sahte gazeteciler” değil.
Sorun, gerçek gazeteciliğin toplumdaki karşılığını kaybetmiş olması.
Kepez Belediyesi örneğini vermişsiniz…
Otobüse kim önde bindi, kim arkada yürüdü…
Asıl soru şu değil mi:
O gezide anlatılanlar ne kadar sorgulandı?
Ne kadar eleştirildi?
Gazetecilik mesafedir.
Gazetecilik, yanında yürümek değil; gerektiğinde karşısında durmaktır.
Bugün insanlar emlakçıdan, anketçiden “haber” dinliyorsa,
bu biraz da gazeteciliğin kendi alanını koruyamamasındandır.
Kızmak kolay.
Ama asıl zor olan şu soruyu sormak:
Okuyucu neden artık sizi değil, onları dinliyor?
İşte cevap verilmesi gereken yer tam da burası.