SON DAKİKA
Hava Durumu

EHL-İ KIBLE TEKFİR OLUNAMAZ!

Yazının Giriş Tarihi: 12.01.2026 14:27
Yazının Güncellenme Tarihi: 12.01.2026 14:27

EHL-İ KIBLE TEKFİR OLUNAMAZ!

Bismillahirrahmanirrahim..

Ezelden ebede kadar bütün kemâl vasıflar ve yüce övgüler tek Yaratıcı Allah Teâlâ’ya mahsustur. Rahmetler ve eminlikler mükerrem Nebîsi’nin, âlinin, ehl-i beytinin, ashâbının ve onlara güzellikle tabi olanların üzerine olsun.

İslam tarihinde Yahudiler marifetiyle çıkarılan ilk fitnenin doğurduğu diğer büyük bir fitne de “tekfir” yani birilerini küfre nispet etme olgusudur. Yani açık açık müslümanları kâfir ilan etme işi… İlk defa toplu olarak girişilen tekfir propagandası ise Kur’ân âyetlerini çarpıtarak kendi görüşlerine uydurup Hz. Ali ve birçok sahabeyi de (radıyallahu anhum ecmain) küfre isnat eden Hâriciler eliyle hayata geçirilmiştir. Onların bu adeti ise zamanımıza kadar tehlikeli bir silah, gayr-i müslimlerin Müslümanlar arasında ne zaman bir fitne çıkarmak isteseler başvurdukları bir enstrüman haline gelmiştir. Öyle ki bu sebeple milyonlarca Müslümanın kanı akıtılmış ve kardeş kardeşe düşman kesilmiştir.

Müslüman uyanık olmalıdır! Unutulmamalı ki Müslümanları tekfîr etmek basit bir mesele değildir... Müslümanların üzerine oynanan oyunlarda düşmanların içimizdeki oynadıkları ilk kozu tekfir meselesi olmaktadır. Yani kafirler bir taraftan Müslümanlara zulmetmekte diğer taraftan Müslüman da Müslüman kardeşini tekfir ederek yalnız bırakmakta ve kafirin hesabına ona sövmekte ve savaşmaktadır. Güya cihad yapıyor..! Doğal bir düşman olarak kabul edilen kafirle sözleşiyor. Düşmanı olan akrebi kendi menfaati uğruna yuvasına sokan fakat sonuçta kendisi de aynı akrepler tarafından sokulan keler misali… Dolayısıyla İslâmî düsturlarla fitneleri atlatmaya gayret etmeli ama en çok tekfir meselesinden yani birbirimizi küfre isnat etmekten, “sen kafirsin, kafir oldun” gibi söylemlerden kesinlikle uzak durmalıyız. Dinimizi kendilerinden öğrendiğimiz daha ilk asırlarda yaşayan büyüklerimizin takındıkları şu hassasiyete dikkat edelim; onlar: “Biz bir meselede anlaşamadığımızda karşımızdakinin imanını kafasına konmuş güvercine benzetir ve onu kesin bir surette uçurmamak için olabildiğince nazik ve ihtiyatlı hareket ederdik.” derlermiş. Şimdi ise bizler sanki o güvercinleri uçurmayı maharet kabul eder hale geldik.

İşte son bir asırdır halimiz ortada. Yahudilerin işgali altındaki Harîm-i ısmetimiz, kutsalımız olan mukaddes Kudüs ve çevresindeki kardeşlerimizin halini anlatmak ancak utancımızı çoğaltır. Peki biz bu hale nasıl geldik? Bu problemlere ne sebep oldu? Birliğimizi bozan ne idi? Eğer birileri çıkıp da “efendim, mezheplerdir, vs. dır dır dır…” diyecek olursa, 13 asırdır 4 hak mezhep üzerinde ittifak üzere yaşayan Müslümanlar gerçeğini çarpmak lazım ağzına! Ki bu da ayrı bir oyundu ama maalesef o da tuttu. Hepsinin altında ana sebep olarak

dinimizi öğrenmeyi terk etmemiz neticesinde dini cehalet yatmakta. O cehaletten de en iyi fitne Müslümanların birbirlerini tekfir etmesiyle çıkarılmakta.

İşte sevâd-ı âzâmın, Hz. Peygamber aleyhisselâm’dan bu yana kopmayan, dağılmayan, İslâm’ın içerisinde çıkan aykırılıklara rağmen büyük bir çoğunluk olarak kalan Ehl-i Sünnet’in bu fitneye karşı koyduğu tarihî en büyük önlem: EHL-İ KIBLE TEKFİR OLUNAMAZ!!!

Yani namaz kılan, “Eşhedu en lâ ilâhe illallah ve eşhedu enne Muhammeden abduhû rasûluhû” kelime-i tayyibesinin paydası altında birleşen, Kabe’yi kıble kabul eden her Müslüman KARDEŞTİR. Günahkar da olsa, bid‘at içerisinde de olsa bir Müslümanı küfre nispet ettirmeyen bu hakikat Müslümanların düşmanları karşısında sarsılmaz bir kaledir. Bu kardeşliğin bu kalesini yıkacak her türlü faaliyet ise en hafif tabirle kalleşliktir.

Kardeşler, uyanık olalım. Gayretli olalım. Kısa bir hayat için ebedî hayatımızı hüsrana uğratacak davranışlardan uzak duralım. Yaptığımız, dediğimiz şeylerin neticede nereye varacağını iyice düşünelim. Görünürde kendi yararımıza gibi gözüken ama neticede herhangi bir Müslümanın zararına olacak her iş hakkında Allah’tan korkalım. İşin hülasâsı gayr-i müslimin ücretsiz askerliğini yapmayalım…

Ve’s-selâm…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.