SON DAKİKA
Hava Durumu

KALBİ YAKAN HASTALIK: KİBİR

Yazının Giriş Tarihi: 08.06.2026 11:32
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.06.2026 11:32

KALBİ YAKAN HASTALIK: KİBİR

Tarih boyunca toplumları yıkan felaketlerin çoğu, gücün ve makamın değil; insanın kendisini üstün görmesinin sonucu olmuştur. Dinî hayatta da kibir, amelleri yok eden en büyük manevi tehlikelerden biridir. Bu konuya dair bazı kıssalar ve hadisler zikredelim. Peygamber aleyhisselam ve sahabe döneminden kibir, gurur ve kendini beğenmişliğin tehlikesini en net anlatan kıssalardan biri,"meçhul abid" (ibadet eden kişi) kıssasıdır.Bir gün Peygamber Efendimiz, sahabelerle birlikte otururken uzaktan yüzünde secde izi olan, çok dindar ve huşu içinde görünen bir adam geçti. Sahabiler bu adamın dış görünüşünden ve ibadete düşkünlüğünden övgüyle bahsettiler.Hz. Peygamber aleyhisselam ise onlara dönerek şöyle buyurdu: "Şüphesiz ben onun yüzünde şeytani bir karanlık görüyorum.Daha sonra o adam mescide gelip namaz kılmaya başladı. Namazını bitirince Peygamber Efendimiz adamın yanına gitti ve doğrudan kalbindeki kibri açığa çıkaracak şu soruyu sordu:"Allah adına sana soruyorum! Buraya geldiğinde içinden, 'Bu toplulukta benden daha hayırlısı yoktur' diye geçirdin mi?"Adam hiç çekinmeden, büyük bir kibir ve özgüvenle: "Evet, aynen öyle geçirdim" dedi ve arkasını dönüp gitti.Adamın bu kibirli tavrı üzerine Peygamber Efendimiz, onun İslam toplumu için büyük bir fitne kaynağı olduğunu belirterek ortadan kaldırılmasını istedi. Önce Hz. Ebû Bekir, ardından Hz. Ömer adamı cezalandırmak için arkasından gittiler. Ancak adamı o esnada büyük bir huşu ve derin bir teslimiyetle namaz kılarken buldukları için, "namaz kılan birine dokunmama" hassasiyetinden dolayı ona vuramadılar ve geri döndüler.Daha sonra Ali efendimiz gitti ama adam orada yoktu.

Peygamberimiz buyuruyor ki:"İnsan, nefsinin peşinden gide gide günün birinde zorbalardan biri olarak yazılır ve onların çarptırıldığı azaba çarptırılır."Hz.Süleyman aleyhisselam bir gün insan, kuş, hayvan, cin ve bütün canlılara«Bulunduğunuz yerlerden çıkın ve karşımda toplanın.» diye emir verir. Emri üzerine iki yüz bini cin olmak üzere canlılar toplanıverirler.Bu sırada meleklerin tesbih sesini duyacak derecede göklere yükseltildikten sonra ayakları deniz suyuna değecek şekilde yere indirildi, bu esnada kulağına «Eğer dostumuzun kalbinde zerre kadar kibir olsaydı onu göklere çıkarırken kendisine kat ettirdigim mesafenin daha alçağına indirirdim.» diyen bir ses gelir…

Peygamberimiz aleyhissalatuvesselam buyuruyor ki:

«Kıyamet Günü iki işitir kulağı, iki görür gözü ve konuşur dili olan bir boyun

cehennemden dışarıya uzanır ve «şu üç kimseyi yakalamakla görevliyim: İnatçi zorbalar,Allah Teala'ya ortak koşanlar,Resim ve put yapanlar.»

Peygamberimiz adamın birine:"Sağ elinle ye» dedi. Adam «Yapamıyorum» diye cevap verdi. Peygamberimiz ona «Yapamayasın!" dedi. Çünkü adamı sağ eliyle yemekten kibir engellemişti. Bir müddet sonra koluna felç indi de onu artık kaldıramadı.İbni Abbas radıyallahu anh’ın rivayet ettiğine göre Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:«Öyle bir kavim gelecek ki Kur'an okuyacaklar gırtlaklarından öteye geçmeyecek ve biz «Kur'ân okuduk. Kim bizden daha güzel okur, kim bizden daha iyi bilir.» diyeceklerdir.

(Sonra sahâbilere dönerek) «Bu kimseler sizin aranızdan çıkacak. Ey ümmet işte

cehennemin yakıtı onlardır.» diye buyurdu.Hz. Ömer radıyallahu anh der, «Âlimlerin büyüklenenleri olmayın.» Bilginiz cehaletinize yetmez.» Rivayete göre her yerde kargaşalık çıkardığı için «İsrailoğullarının serserisi» diye şöhret kazanan bir adam «îsrailoğullarının Âbidi» diye isim yapan bir zât ile karşılaşır, âbidin başı üzerinde kendisini devamlı olarak gölgesi altında tutan bir bulut dolaşmaktadır.Serseri onun yanına varınca içinden «Ben İsrailoğullarının Serserisi, bu adam ise İsrailoğullarının âbididir. Eğer onun yanında oturursam. belki Allah (C.C) bana merhamet eder» diye düşünerek âbidin yanina oturur. Âbid de içinden «Ben İsrailoğullarının âbidi, bu ise İsrailoğullarının serserisidir. Nasıl olur da yanımda oturur» diye düşünerek onu hor görür ve ona «Kalk git yanımdan» der.Bunun üzerine Allah (C.C) o günün Peygamber'ine «Onlara yeni amel islemeye başlamalarını söyle. Çünkü ben serseriyi affettim ve âbidin de işlediği amelleri sildim.» diye bildirir. Baska bir rivayete göre de: "âbidin başı üzerinde gezen bulut, serserinin başı üzerine geçer.Bir gün Hasan Basri rahimehullahın yanından üzerinde kırmızı renkli,alımlı elbisesi olan bir delikanlı geçti.Hasan-ı Basri onu çağırarak şöyle dedi:Ey gençliği ile böbürlenen ve görünüşünün alımlılığına tutkun ademoğlu! Oysa ki,neredeyse kibir bedenini örtmek üzeredir ve amelin ile başbaşa kalmış gibisin. Yazık sana!Kalbini tedavi et,çünkü Allah kullarından sadece kalp sağlığı arar..

"Görüldüğü üzere kibir; sadece insanın ahlakını bozan bir hastalık değil, amelleri yok eden, kişiyi hakikatten uzaklaştıran ve sonunda helâke sürükleyen büyük bir afettir. Allah katında üstünlük; ibadetin çokluğuyla değil, kalbin tevazusu ve samimiyetiyle ölçülür. Bu yüzden mümin, başkasını küçümsemekten değil; kendi nefsinin kibrinden korkmalıdır. Çünkü nice günahkâr tevazusuyla kurtulmuş, nice âbid ise kibri sebebiyle hüsrana uğramıştır.Allah Teâlâ bizleri kibirden, gururdan ve nefsi beğenmekten muhafaza eylesin. Kalplerimize tevazu, ihlâs ve güzel ahlak nasip etsin. Âmin.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.