Süt, tek başına durduğunda süt olarak kalır. Rengi, tadı, kokusu bellidir. Kimyası sabittir. Ama onu yalnız bırakmazsan; içine bir şey katarsan, ortamını değiştirirsen bambaşka bir şeye dönüşür. Aynı süt, yoğurt olur. Peynir olur. Kefir olur. Hatta yanlış koşullarda ekşir, bozulur.
Suçu sütte aramak ne kadar anlamsızsa, ortaya çıkan her sonucu “aynı süt” diye değerlendirmek de o kadar eksiktir.
İnsan da böyledir.
Bir insanın karakteri vardır; tıpkı sütün temel kimyası gibi. Değerleri, sınırları, vicdanı, mizacı… Bunlar kolay kolay değişmez. Ama davranış dediğimiz şey, tek başına o karakterden doğmaz. Karşısındaki insanla girdiği etkileşimde şekillenir.
Aynı insan birinin yanında sessizdir, diğerinin yanında kahkahalı. Birine karşı sabırlıdır, bir başkasına karşı tahammülsüz. Kimi onun içindeki şefkati ortaya çıkarır, kimi savunmayı, kimi öfkeyi. Bu, o insanın tutarsızlığı değil; temas ettiği “madde”nin farklılığıdır.
Süt yoğurt olurken içine maya girer. Peynir olurken baskı, zaman ve sabır gerekir. Ekşirken ihmal vardır. İnsan ilişkilerinde de kimisi mayalar; seni besler, güçlendirir. Kimisi sıkıştırır; seni sertleştirir. Kimisi ilgisizlikle bozar; seni kendinden soğutur.
Bu yüzden “Ama o herkese böyle değil” cümlesi çoğu zaman gerçeğin ta kendisidir. Çünkü kimse herkese karşı aynı davranmak zorunda değildir. Aynı kimya, farklı tepkimelerde farklı sonuçlar verir.
Mesele şudur:
İnsanlar değişmez demek kolaydır. Oysa çoğu zaman değişen insan değil, karşısındakiyle girdiği tepkimedir. Ve bazen sorun, sütün ne olduğu değil; onun hangi kapta, hangi sıcaklıkta, hangi niyetle tutulduğudur.
Belki de bu yüzden bazı insanların yanında kendimizi “daha iyi bir versiyon” gibi hissederiz. Çünkü o ortamda biz yoğurt oluruz; besleyici, dengeli, faydalı.
Bazılarının yanında ise içimiz ekşir.
Aynı biz, ama başka bir sonuç.
O zaman bu haftanın farkındalık sorusu da bu olsun, düşünelim bakalım;
Kimin yanında neye dönüşüyoruz?
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
E. Özge TURGUT
SÜT
SÜT
Süt, tek başına durduğunda süt olarak kalır. Rengi, tadı, kokusu bellidir. Kimyası sabittir. Ama onu yalnız bırakmazsan; içine bir şey katarsan, ortamını değiştirirsen bambaşka bir şeye dönüşür. Aynı süt, yoğurt olur. Peynir olur. Kefir olur. Hatta yanlış koşullarda ekşir, bozulur.
Suçu sütte aramak ne kadar anlamsızsa, ortaya çıkan her sonucu “aynı süt” diye değerlendirmek de o kadar eksiktir.
İnsan da böyledir.
Bir insanın karakteri vardır; tıpkı sütün temel kimyası gibi. Değerleri, sınırları, vicdanı, mizacı… Bunlar kolay kolay değişmez. Ama davranış dediğimiz şey, tek başına o karakterden doğmaz. Karşısındaki insanla girdiği etkileşimde şekillenir.
Aynı insan birinin yanında sessizdir, diğerinin yanında kahkahalı. Birine karşı sabırlıdır, bir başkasına karşı tahammülsüz. Kimi onun içindeki şefkati ortaya çıkarır, kimi savunmayı, kimi öfkeyi. Bu, o insanın tutarsızlığı değil; temas ettiği “madde”nin farklılığıdır.
Süt yoğurt olurken içine maya girer. Peynir olurken baskı, zaman ve sabır gerekir. Ekşirken ihmal vardır. İnsan ilişkilerinde de kimisi mayalar; seni besler, güçlendirir. Kimisi sıkıştırır; seni sertleştirir. Kimisi ilgisizlikle bozar; seni kendinden soğutur.
Bu yüzden “Ama o herkese böyle değil” cümlesi çoğu zaman gerçeğin ta kendisidir. Çünkü kimse herkese karşı aynı davranmak zorunda değildir. Aynı kimya, farklı tepkimelerde farklı sonuçlar verir.
Mesele şudur:
İnsanlar değişmez demek kolaydır. Oysa çoğu zaman değişen insan değil, karşısındakiyle girdiği tepkimedir. Ve bazen sorun, sütün ne olduğu değil; onun hangi kapta, hangi sıcaklıkta, hangi niyetle tutulduğudur.
Belki de bu yüzden bazı insanların yanında kendimizi “daha iyi bir versiyon” gibi hissederiz. Çünkü o ortamda biz yoğurt oluruz; besleyici, dengeli, faydalı.
Bazılarının yanında ise içimiz ekşir.
Aynı biz, ama başka bir sonuç.
O zaman bu haftanın farkındalık sorusu da bu olsun, düşünelim bakalım;
Kimin yanında neye dönüşüyoruz?