Bazı zaferler vardır, kürsüde kazanılır.
Bazı zaferler ise insanların kalbinde…
Kepez Güreşleri’nde ayak boyunda şampiyon olarak adını zirveye yazdıran genç pehlivan Nasuf Epçin, sadece birincilik elde etmedi. O gün orada bulunan herkese, gerçek şampiyonluğun ne olduğunu da gösterdi.
Er meydanı, yüzyıllardır yalnızca gücün değil; ahlakın, saygının ve karakterin sınandığı yerdir. Nice pehlivanlar bileğiyle rakibini yener, ama herkes gönül kazanamaz. İşte Nasuf Epçin’i özel kılan da tam olarak budur.
Final müsabakasının ardından ödül töreni öncesi yaşanan o sade ama çok anlamlı an, aslında uzun uzun anlatılması gereken bir terbiyenin özetiydi. Soğuk havada üşüyen Kerem Çetin’i fark eden Nasuf, hiç tereddüt etmeden üzerindeki polarını çıkarıp rakibiyle paylaştı. Bugünün dünyasında herkes kendini düşünürken, bir genç rakibini düşündü.
İşte asıl mesele burada başlıyor.
Çünkü spor sadece kazanmak değildir. Spor; rakibine saygı duymaktır, düştüğünde kaldırmaktır, kazandığında kibirlenmemektir. Madalya almak kolaydır belki, ama karakter sahibi olmak emek ister. Nasuf Epçin, Kepez Güreşleri’nde altın madalyadan daha kıymetli bir şey kazandı: İnsanların takdirini.
Bugün Varsak olarak gururluyuz.
Çünkü bizim içimizden çıkan bir evlat, çıktığı meydanda sadece kendi adını değil, mahallesini, kültürünü, yetiştiği toprağı da temsil etti. Varsak’ın adını kürsüye taşıdı, ardından davranışıyla gönüllere yazdı.
Burada en büyük alkışı ise onu yetiştiren anne ve babası hak ediyor. Çünkü edepli, merhametli, saygılı ve karakter sahibi evlatlar tesadüfen yetişmez. Böyle gençlerin arkasında sabırla emek veren bir anne, evladına duruş öğreten bir baba ve değerlerini unutturmayan bir aile vardır. Nasuf Epçin’in kazandığı madalya kadar, ailesinin verdiği terbiye de kıymetlidir.
Bu vesileyle Nasuf Epçin’in kıymetli anne ve babasına da teşekkür etmek gerekir. Topluma böyle örnek bir genç kazandırdıkları için, Varsak’a böyle bir evlat yetiştirdikleri için, spora sadece sporcu değil karakterli bir insan armağan ettikleri için…
Kepez Güreşleri bu yıl sadece müsabakalarla değil, böylesi güzel örneklerle de hafızalarda kaldı. Çünkü spor organizasyonlarını değerli kılan yalnızca sonuç tabloları değildir; ortaya çıkan insan hikâyeleridir.
Nasuf Epçin bize bir kez daha şunu hatırlattı:
Güçlü olmak güzel şeydir.
Ama güçlü olup merhametli kalabilmek çok daha değerlidir.
Bugün bir genç pehlivan çıktı, şampiyon oldu.
Ama aslında bütün Varsak’ı gururlandırdı.
Helal olsun Nasuf Epçin…
Bileğine kuvvet, yüreğine bereket.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ahmet Mücteba KUŞÇU
Şampiyonluk Madalyası Boynunda, İnsanlık Yüreğinde: Nasuf Epçin
Şampiyonluk Madalyası Boynunda, İnsanlık Yüreğinde: Nasuf Epçin
Bazı zaferler vardır, kürsüde kazanılır.
Bazı zaferler ise insanların kalbinde…
Kepez Güreşleri’nde ayak boyunda şampiyon olarak adını zirveye yazdıran genç pehlivan Nasuf Epçin, sadece birincilik elde etmedi. O gün orada bulunan herkese, gerçek şampiyonluğun ne olduğunu da gösterdi.
Er meydanı, yüzyıllardır yalnızca gücün değil; ahlakın, saygının ve karakterin sınandığı yerdir. Nice pehlivanlar bileğiyle rakibini yener, ama herkes gönül kazanamaz. İşte Nasuf Epçin’i özel kılan da tam olarak budur.
Final müsabakasının ardından ödül töreni öncesi yaşanan o sade ama çok anlamlı an, aslında uzun uzun anlatılması gereken bir terbiyenin özetiydi. Soğuk havada üşüyen Kerem Çetin’i fark eden Nasuf, hiç tereddüt etmeden üzerindeki polarını çıkarıp rakibiyle paylaştı. Bugünün dünyasında herkes kendini düşünürken, bir genç rakibini düşündü.
İşte asıl mesele burada başlıyor.
Çünkü spor sadece kazanmak değildir. Spor; rakibine saygı duymaktır, düştüğünde kaldırmaktır, kazandığında kibirlenmemektir. Madalya almak kolaydır belki, ama karakter sahibi olmak emek ister. Nasuf Epçin, Kepez Güreşleri’nde altın madalyadan daha kıymetli bir şey kazandı: İnsanların takdirini.
Bugün Varsak olarak gururluyuz.
Çünkü bizim içimizden çıkan bir evlat, çıktığı meydanda sadece kendi adını değil, mahallesini, kültürünü, yetiştiği toprağı da temsil etti. Varsak’ın adını kürsüye taşıdı, ardından davranışıyla gönüllere yazdı.
Burada en büyük alkışı ise onu yetiştiren anne ve babası hak ediyor. Çünkü edepli, merhametli, saygılı ve karakter sahibi evlatlar tesadüfen yetişmez. Böyle gençlerin arkasında sabırla emek veren bir anne, evladına duruş öğreten bir baba ve değerlerini unutturmayan bir aile vardır. Nasuf Epçin’in kazandığı madalya kadar, ailesinin verdiği terbiye de kıymetlidir.
Bu vesileyle Nasuf Epçin’in kıymetli anne ve babasına da teşekkür etmek gerekir. Topluma böyle örnek bir genç kazandırdıkları için, Varsak’a böyle bir evlat yetiştirdikleri için, spora sadece sporcu değil karakterli bir insan armağan ettikleri için…
Kepez Güreşleri bu yıl sadece müsabakalarla değil, böylesi güzel örneklerle de hafızalarda kaldı. Çünkü spor organizasyonlarını değerli kılan yalnızca sonuç tabloları değildir; ortaya çıkan insan hikâyeleridir.
Nasuf Epçin bize bir kez daha şunu hatırlattı:
Güçlü olmak güzel şeydir.
Ama güçlü olup merhametli kalabilmek çok daha değerlidir.
Bugün bir genç pehlivan çıktı, şampiyon oldu.
Ama aslında bütün Varsak’ı gururlandırdı.
Helal olsun Nasuf Epçin…
Bileğine kuvvet, yüreğine bereket.